RSS Feed

boğazda bir karabatak ve aşkı şişe

onu görünce bir daha gözlerini ondan alamadı. denizin ortasında, giden vapurun sağında, duran dubanın solunda ona işaret gönderiyordu. güneşten geleni gönderiyordu gözüne. besbelli yanına çağırıyordu. karabatak kafasını suya soktu, saçlarını ıslattı, kafasını iki yana salladı. gözlerini işaretin geldiği yöne kaydırdı. artık her şey daha mı belirgindi, ne? önce yavaşça yöneldi o tarafa. sonra hızlandırdı paletlerini. yaklaştıkça da o daha da güzel gelmeye başlamıştı gözüne. heyecanı her geçen saniye daha da çok artıyordu. kalbi gagasında, kanatlarında atıyordu sanki. son bir plaet daha ve işte artık onun yanında. ama o hala güneşten geleni gözüne göndermekte. bir palet daha yaklaştı, kendisini gördü. kafasını salladı, tekrar baktı.. gördüğü bir şişeydi. boyunu yana büktü. kendini suya bıraktı, dalgalar uzaklaştırdı..

0 yorum: