RSS Feed

vicdani red

Sınır ötesi harekatın nasıl olacağını daha tam kestiremeden, başka çözüm yollarını aramaya bile başlamadan birden Irak'a girildiğini öğrendik. On bin asker her türlü zor koşulda Irak'ta terörist avına çıktı. 8 gün sonra da operasyon sona erdi. Hem de genelkurmay başkanının dediğine göre başarıyla sonuçlanmış bu operasyon. 27 asker, 240 terörist öldü.

İnsanları öldürmeye sürüklemenin neresi başarıyla sonuçlanabilir ki? Bu abartılı sevinç neden? Neye seviniyoruz? Bu yoğun militarizm havası ne zaman kapladı dört bir yanımızı? Bugün en milliyetçisi yine milliyetçiliğini yapıyor, milliyetçi görünmeyeni ise yine de bu operasyona tam destek veriyor. Tarihi boyunca öldürmek için uluslararası desteğini ilk defa almış ordu da gözünü karartıp giriyor Irak topraklarına. Hoş, birdenbire, hatta belki tesadüfen, tam da ABD "E, çekil artık istersen, çok oldun sen!" demesinin ertesi günü Bağdat televizyonundan öğreniyoruz ki operasyon sona ermiş. Öyle ya da böyle bitmesi haberi elbette ki sevindirici; ama bir şeyleri de sorgulamamıza neden olmalı bu süreç. Bu militarizm destekçiliği neden bu kadar büyük bir boyuta ulaştı?



Askere zorla alınan insanların ellerine ilk tabancayı aldıklarında bir iğrenme duygusu hissetmeleri normaldir, tetiği ilk çektiklerinde akıllarından geçen şeyin "Eyvah, öldürdüm!" hissi olması normaldir. Normal olmayan savaşı desteklemektir; öldür emrini verene itaat etmektir.



İnsanların öldürmeme hakkı vardır. Bugünün ortamında askerliğin eleştrilmesi bile imkansız görünüyor. Sanki savaş herkesi bir çatı altında birleştirmiş gibi de kimsenin ağzını bıçak açmıyor, kimse insanların vicdani red hakkının olduğunu aklına bile getirmiyor. Ama bu dünyada hala öldürülen terörist sayısını görünce üzülen insanlar var, hala insan öldüren insanlar -emir kulu mu desek- için endişelenenler var, hala bu sistemin getirdiklerinden, götürdüklerinden ve götüreceklerinden rahatsız olanlar var. Terörizmin ne olduğunu ve nelere yol açtığını biliyorum ve evet mutlaka son bulmalı, ama method kana kan olmamalı.

Böyle bir ortamda yeni bir kitap yayınlandı: Çarklardaki Kum: Vicdani Red. Henüz okuma fırsatım olmadı; ama okuduğum eleştrilerinde kitabın 301. madde gerkçesiyle toplatılmadan önce edinilmesi gereken bir kitap olduğunu çıkarımını yapmış durumdayım. Özgür Heval Çınar ve Coşkun Üstercinin yayına hazırladığı kitapta Taha Parla, Osman Can, Hülya Üçpınar gibi isimlerin yazılarının yanı sıra çeşitli çeviriler de bulmak mümkün.

yazıya uygun müziklerin sahibi explosions in the sky. The Rescue adlı albümlerinde 8 gün geçiyor.

mp3 explosions in the sky - the rescue

0 yorum: